8 Haziran WWDC’sinin baskın yorumu birkaç saat içinde yerleşti: Apple, “Siri AI”yi Google’ın Gemini modellerine dayandırarak yapay zekâda geride kaldığını adeta itiraf etmişti. Fransız ve Amerikan basınının büyük bölümünde de yinelenen bu çerçeve yanlış değil. Ancak anlaşmanın gerçek işleyişini gözden kaçırıyor - ve bu işleyiş, burada “bağımlılık” kelimesinin ne anlama geldiğini belirlediği için ayrıca incelenmeyi hak ediyor.
Apple ne açıkladı
“Siri AI”, asistanın tamamen yeniden tasarlanmış bir sürümü: çok turlu diyalog, ekranda görünen bağlamı dikkate alma, uygulamalar üzerinden işlem yürütme. Bu yapı, yeni nesil Apple Intelligence üzerine kurulu ve Apple, keynote sırasında bunu kendi Apple Foundation Models (AFM) modellerine ek olarak Google’ın Gemini modelleriyle desteklediğini doğruladı. Google da kısa süre sonra Apple ekosistemindeki geliştiricilere yönelik “Bringing the latest Gemini models to Apple developers” başlıklı bir yazı yayımlayarak anlaşmanın platform boyutunu resmileştirdi.
Öğretmen olmak, motor olmak değildir
İşte “Apple Gemini üzerinde çalışıyor” yorumunun düzeltilmesi gereken nokta burası. Özellikle AppleInsider’ın aktardığı teknik bilgilere göre, üçüncü nesil AFM’ler çalışma anında herhangi bir Gemini kodu içermiyor. Gemini iki farklı katmanda devreye giriyor: AFM’lerin eğitimi sırasında bir “öğretmen” model olarak - yani distilasyon sürecinde, büyük modelin küçük model için öğrenme verileri ve sinyalleri üretmesiyle - ve ayrıca, cihazdaki yetenekleri aşan istekler için ayrı olarak çağrılan bir bulut modeli olarak.
Bu ayrım önemsiz bir ayrıntı değil. Eğitime yönelik bir bağımlılık geçici ve geri döndürülebilir: Bir sonraki nesilde öğretmeni değiştirmek bir satın alma kararıdır. Buna karşılık çıkarım (inference) bağımlılığı; gizlilik, gecikme ve maliyetleri her kullanıcı isteğinde, her seferinde etkiler. Apple, birinciyi cihaz üzerinde güvence altına aldı; ikincisini ise bulutta kabul etti - ve bunlar, “bağımlılık” kelimesinin aynı kefeye koyduğu iki farklı türdür.
Altyapı, anlaşmanın diğer katmanı
The Information’a göre, bulut çıkarımının bir kısmı Google’da barındırılan Nvidia Blackwell B200 çipleri üzerinde çalışıyor olabilir - Apple’ın doğrulamadığı bir bilgi. Eğer doğrulanırsa, bu önemli bir yön değişikliğine işaret eder: Apple, çıkarım zincirini kontrol altında tutmak için Private Cloud Compute altyapısını özellikle kendi silikonuna kurmuştu. Siri isteklerini, sözleşme kapsamında olsa bile, Google veri merkezlerinde Nvidia üzerinde çalıştırmak bu kontrol sınırını değiştirir.
Avrupa bekleyecek
Son katman ise düzenleyici olan: Siri AI, iPhone ve iPad’de (iOS 27 ve iPadOS 27) lansman sırasında Avrupa Birliği’nde kullanıma sunulmayacak; buna karşılık macOS 27 ve visionOS 27’de gelecek. Apple, DMA’yı gerekçe gösteriyor ve düzenleyicilerin yorumunun, üçüncü taraf yapay zekâ sistemlerine yeterli güvenlik önlemleri olmaksızın cihaza neredeyse sınırsız erişim açılmasını zorunlu kıldığını savunuyor. Craig Federighi, “Avrupalı kullanıcılarımızın yeni yazılım sürümlerimizin çıkışında iPhone veya iPad üzerinde Siri AI’ya sahip olmayacak olmasından derin üzüntü duyuyoruz” dedi; ancak AB için herhangi bir takvim vermedi.
Sonuçta Apple-Google anlaşması, bir teslimiyetten çok bir tavizler hiyerarşisi çiziyor: Apple cihaz içi model üzerinde kontrolü elinde tutuyor, ileri düzey eğitimi dışarıya veriyor ve bulut çıkarımında alan bırakıyor. Sonraki mücadele, distilasyonda değil, tam da bu son noktada yaşanacak.
